Alerjim var 33

Sancıların sabahına uyanıcaz yarın… Aynı anda dünyadan göç eden binlerce kuzunun ruhuna… Ne kadar romantiğim değil mi? Zaten hayvan kesmiyo muyuz karnımız doysun diye? Doğru. Karnımızı değil tatminsizliğimizi doyuramıyoruz. Bu algılaması kolay olmayacak, tüketmenin dayatıldığı bir dünyada romantik kalıyor işte… Ben de romatik bir blog yazarı olarak tarihteki yerimi hak etmeden alıyorum çünkü yazdıklarımı okuyanlar olduğunu biliyorum. Bana da ne yazık… Bu yazılarla özdeşleşiyorum… 🙂 Çok düşünmeden yadığım bilinsin o halde… Niyet de yok anlaşılmak ve güzel yazmak konusunda. Akıyo düşünce, eskiden kağıda akıttığım burada online a akıyor. Mühim değil. En azından kelime akıtıyorum, kan akıtmıyorum. Şİmdi de gidiyorum rüya görmeye…

(Şarkı var, şiir var, kitap var. Biz hala helva yapıyoruz. Bir terslik olmalı be bu işte)

Reklamlar
Uncategorized içinde yayınlandı | 2 Yorum

Alerjim var 32

Bırakmak… Eşyalar bırakılır, tikler bırakılır, kötü alışkanlık bırakılır, insan bırakılmaz… Bir zaman, vakit harcadığın, uğruna emek sarf ettiğin bir şeyi nasıl bırakırsın? Değişir insan, değişir hayat dönüşür de, sen nasıl geçmişini bıraktın? Seni, sen yapandan, kim geçebilmiş? Kim gidebilmiş en büyük acılarından? Kim sağ çıkmış? Kim sağ çıkabilmiş kendinden? Öylece varsın be adam… Gelmişinle, geçmişinle… Hata ve sevapla oluşur bünye. Özgür mü olmak sorun, o da senin içinde. Ama ya, sorun o ya, içinde nerede? Kim bakabilir kendi içine özgürce? Bak gidenler oldu aramızdan. Baksana gittiklerini unuttuk bile… Bıraktık mı onları? Anıları? ”Bana ellerini ver.” Ellerimi bırakırsan, düşerim… Yine de ayaklanırım da hüzünle ayaklanırım. Ben yeni ben olurum da seni bırakmadan…

(Bana ellerini ver, hayat seni sevince güzel. Sana gönlümü verdim nazlı güzel. Geyiğin bini bin para miriim… )

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Alerjim Var 31

Boşlukta haykırasım var. Derdinin yankısı ulaşsın diye bağırır insan. Derdi olan isyan etmez mi? İsyanın yankısı başka kulaklara çalınır. Dert yoksa bir eksiklik var. Beslenir insan, hüzün ve mutluluktan. Beslenmek isteyene burada hepsinden biraz var. Kafalar karışık. İsyan etmeyi yeni öğrenmiş bir nesil var. Çömez isyan duygusu yaşayanlar var. Coşku var. Tutku var. Her şeye karşı çıkasım var. İsyan diyelim diyen dostlar var. Adını, sanını gizlediğim sana derdimi haykırasım var.

(Bunlar benim fikrim mi? Kısa metraj filmim mi? İrfanım mı ilmim mi? Yuh diye sövesim Var) Kenan D.

Uncategorized içinde yayınlandı | 3 Yorum

Alerjim Var 30

”Histamin, kişinin alerjik olduğu madde ile karşılaştığında  ortaya çıkan önemli bir kimyasal ajandır.” diyor Vikipedi. Benim ajanlar bir süredir ayakta. Doktora gittim. Gösterdim kaşınan yerlerimi. Kaşınmanın doktor tarafından doğal karşılanması sinir bozucu. Gördüğü 10.000 hastayım belki, istediğim ilgiyi bulamıyorum, sinir oluyorum. ”Neden kaşınıyorum?” dedim. ”Toz” dedi. ”Toz yüzünden histaminler ayaklanmış” Sormak istedim de soramadım ”E hep beraber ayaklandık ya zaten, onların da bizimle ayaklanması normal değil mi? Yalnız toz değil sebep gaz.” Bu histaminler 2 kuşakmış. Anlattı doktorum. Düşündüm ”Y kuşağı mı acaba bunlar da?” İç ve dış diyalog böyle ilerledi. İlaçlar yazıldı. Odadan çıktım. Yıllardır yatıştırmaya çalıştığım histaminlerin direnişle azalacaklarını ümit etmek anlamsızmış, onu anladım. Şimdi ayaktalar, hep beraber ayaktayız. Bir diğer alerjik bünye sahibi kuzenim ”Kaşına kaşına kazanacağız yani” dedi. 90 kuşağı işte! Düşündüm evet, kaşınarak kazanırız. Ya da kaşınsak bile kazanabiliriz. Kendimizden kaçamadığımıza göre bünyeye uyan tavrı takınacağız. Kaşına kaşına direneceğiz biz.

( “Bir kez olsun bana kendimden kurtulup derin bir nefes alma zevkini tattır.” Kafka )

Uncategorized içinde yayınlandı | 1 Yorum

Alerjim Var 29

Ve her şey dönüştü… Tam da kendimden sıkıldığım, küstüğüm, durduğum anda oldu. Mutluyum! Yeni anılar oluştu, tarifi imkansız. Bir ağaç, bir park, bir grup insan derken… Büyülü bir gerçekçilik sardı etrafı. Umutluyum! Sıkıldığım, anlamadığım, tarif edemediğim düğümler çözüldü içimde. Yeni şeyler söylemenin vakti gelmiş, öyle güzel, öyle dolu dolu söyleniyor ki şimdi cümleler, şiirler, şarkılar, yepyeni anlamlar kazandı. Küskünlüğümü gezi aldı, etrafımı sardı, beni kutsadı. Anlatmaya nereden başlayacağımı, ne anlatacağımı kestiremiyorum. Aklıma gelen cümleler, bizim cümlelerimiz; ”BU DAHA BAŞLANGIÇ MÜCADELEYE DEVAM” 

(Dönüşüp, değişebilen başlangıçlara selam olsun ) 

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Alerjim Var 28

Anıları biriktiriyorum. Anıları topluyorum kuçağımda. Bakıyorum eski biletler, fotoğraflar, kutular, kartlar… Ne çok şey geçti derken, ne de çok yaşadım diye düşünürken anlıyorum ki bir arpa boyu yol gittim. Benimle yürüyenlere selam olsun. Bir şarkı yazmışım sanki orkestrası onlar; dostlar ve düşmanlar… Değişiyorum, dönüşüyorum, biriktiriyorum, hepsini zihnimin kucağında topluyorum. Ömür geçiyor… Bazı anılar ölüyor, kimisi dün gibi canlı, orada duruyor. Anıları yazayım diye başladığım bu blog da tarihe gömülüyor şimdi. Kendi kendime aldığım notları toparladım kullanım süresi bitti. Bir yenilik yapma vakti. Sıkıldım kendimden değişmesi gerek diyerek sonlandırıyorum. Okuyanlara selam olsun, paylaştık. Yazmak isteği geldiğinde yine yeni notlar alınır. Eklenir, çıkartılır ama herşeyi tadında bırakmak lazımdır. Belki 1 tane daha yazılır 29 a tamamlanır herşey… 29 candır 🙂 O yazılması düşünülen yazı da yazılırsa birgün, yeni başlangıçlar doğursun diye yazılır. O yeni başlangıca kadar sağlıcakla….

(Hayat güzeldir çünkü düşünür ve sonra dönüşür.)

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Alerjim Var 27

Alerjim var ya benim hani her türlü insan yapımı ürüne, malzemeye. Okuyanlar bilir. Fark ettim ki artık alerjilerim haksızlığa, vicdansızlığa, insansızlığa zaman zaman… İnsansız nasıl insan olunur? Olunuyor işte… İnsan ”dik duran, bilen, konuşabilen, soyut düşünebilen” demektir diyor kimi sözlükler. 

Hak yendiğinde baş düşmez mi öne, soyut heykeller yıkılırken hala ülkemizde soyut düşünmemizle mi övünelim duralım? Düşünmek, yazmak zaten yasakken. Bilen adam ne biliyor gerçekten bu bilgi kirliliğinde? Bence artık ayırma zamanıdır; homo sapienleri katagorilere. Bilenler var evet bilmediğini bilmeyenlerin yanında. Dik duranlar var evet boyun eğmeye mahkum edilenlerin başlarında. Ben varım evet seni ve onu yok sayarsam.  Konuşabiliyorum 100 kelime ile diye derdimi anlattım mı saymam lazım? İnsan olmak için önce akıl, sonra merak, biraz empati, biraz adalet duygusu ama en çok aşk lazım Aşk!!! 

(”Daha güzel, daha adil, sevgi dolu bir dünya için, barış için, insanlık için, kardeşlik için  BATSIN BU DÜNYA”) O.G. /arabesk e bağlarım ara sıra /

Uncategorized içinde yayınlandı | 1 Yorum